Bella Nova, duşun altındaki sıcak suyun altında titreyerek dikilmişti. Vücudundaki her bir damla su, tenini yalayarak aşağı süzülüyor, kıvrımlarını parlatıyor, cildi adeta davetkar bir ışıkla yanıyordu. Ellerini esnek beline götürüp avuçlarını sıkıca kavradıktan sonra yavaşça göğüslerine doğru çıkardı; küçük, sert memelerinin uçları suyla ıslanıp daha da belirginleşmişti. Gözleri kapalıydı ama yüzündeki kirli düşünceler alabildiğine açıktı; şu anda orada yalnız olmanın getirdiği özgürlükle kendi amcığını yoklamaya başlamıştı.
İnce parmaklarını nazikçe amcığının içine soktuğunda, göz kırpması gibi kısa bir süre sonra içi ısındı ve derin bir inilti kopardı dudaklarından. Parmaklarını hafifçe büküp kıvırırken vücudu ritmik titreşimlerle cevap veriyordu. Sonra yavaşladı, nefeslerini hızlandırdı ve iki parmağını çıkarıp daha sonra tekrar soktu, bu sefer daha sert ve acımasızca. Kendi kendini bu denli kızdırırken yüzündeki ifade inanılmazdı; sapkınca bir arzunun pençesine düşmüştü.
Bir eliyle boynuna kadar kalkmış saçlarını tutarken diğer eliyle amcığını kollarının arasına alıp hız verdi hareketlerine. Kendi yarak sigarasını çekercesine sertçe içeri dışarı yapıyordu köklemesini. Su sesiyle karışan iniltileri gittikçe yükseliyor, bedenindeki her sinir ucu şimşekler saçıyordu. Azgınlığı yüzünden okunuyordu; artık duracak hali yoktu çünkü ona dayanan o sertlik çoktan beynini yakmıştı.
Sonunda o efsanevi doruğa ulaştığında bedenindeki tüm kaslar gerildi ve sanki yer yerinden oynayacak gibiydi. Amcığına yayılan elektrik gibi hazzın etkisiyle derin bir sesle inledi ve yumrukluyormuşçasına kendini sıktı sıkmasına… Orgazmının son dalgasıyla beraber memelerine doğru titrerken suların altında yeniden doğmuşçasına eridi gitti Bella Nova…